Göz Hastalıkları

Göz Sağlığınıza Dikkat Edin !

Bilgisayar kullanırken 20 saniyelik aralar verin, bilgisayar gibi cihazların ekranına bakmak gözlerinizin yorulmasına ve normale göre daha az göz kırpmamız nedeniyle kurumasına yol açar. Bunu önlemek için, en az 20 dakikada bir, 20 saniye süreyle 20 metre kadar uzağa bakmak gerekir. Ayrıca, ekran fazla parlak olmamalı ve 50 santimetre kadar uzakta, göz seviyesinin biraz altında olmalıdır. Güneşin zararlı ışınlarından korunmak için güneş gözlüğü kullanın.
Göz yaralanmalarının yarıya yakını ev ya da bahçe işleri yaparken meydana gelir. Bu işleri yaparken çoğunlukla ihmal edilen koruyucu gözlük kullanımı bu tip yaralanmaları önler. Sağlıklı beslenmeye dikkat edin. Koyu yeşil yapraklı sebzeler, portakal, limon gibi meyveler ve tam tahıllar kalp dostu yiyecekler olup, dolaşımın düzgün olmasını sağlayarak gözlerin de iyi beslenmesine yardımcı olurlar. Çinkodan zengin besinler olan bezelye, fasulye, yer fıstığı ve yağsız et güneş ışığının zararlı etkilerine karşı gözlere direnç kazandırır. Bol miktarda A vitamini içeren havuç ve beta karaten içeren sebze ve meyveler de gözlerimiz için faydalıdır.
Eski makyaj malzemelerini kullanmayın!
Bakteriler sıvı ve kremli göz makyajlarında kolaylıkla çoğalabilirler. 3 aydan daha eski göz makyaj malzemelerini kullanmak uygun olmayabilir. Eğer bir enfeksiyon gelişirse hemen makyajınızı temizleyerek doktorunuza görününüz. Başkalarının göz makyaj malzemelerini kullanmayınız. İlaçların prospektüsleri okuyun. Birçok ilaç veya kombine ilaç kullanımı görmeyi etkileyebilir. İlaç kullanmadan önce göz ile ilgili yaşanabilecek yan etkilerinin olup olmadığını prospektüsünden okumalısınız. Ayrıca ilaç kullanırken yaşayacağınız, gözlerinizin kuruması veya sulanması, ışığa duyarlı hale gelmesi, çift görme veya bulanık görme gibi durumları doktorunuza hemen bildirmelisiniz.

Göz Kapağı Düşüklüğü Nedir?

Göz kapak düşüklüğü denilince akla gelen genelde yaş ile veya genetik nedenlerle dit ve yüzeysel kaslarda gevşemedir. Bu durum yaşla ve yer çekimi etkisiyle yıllar içerisinde ilerleme gösterir.

Göz kapağı düşüklüklerinin bazı durumlarda derin kas tabakası bozukluğunda meydana gelmektedir.

Buradaki sebep farklı olduğu için tedavi de farklı olmaktadır. Bu hastalık pitozis olarak adlandırılmaktadır. Göz kapağı düşüklüğü olarak pitozis temelde 4 sebebe bağlı olabilir. Bunlar, konjenital, aponevrotik, mekanik ve nörojenik olarak sınıflandırılabilir. Konjenital olan göz kapak düşüklüğü çocukluk döneminde vardır, zamanla genelde değişmez. şiddetine göre rahatsızlık yapar. Çok ileri olduğu durumlarda özellikle göz görme kısmını kapatıyorsa erken tedavi yapılmalıdır. Tedavide geç kalınırsa göz tembelliğine sebep olmaktadır.

Gözlerin aşırı ovuşturularak kaşınması, göz kapağına aşırı  travma uygulanması, kontakt lens kullanımı genç yaşlarda görülebilen aponevrotik pitozis sebeplerindendir.

Diyabetin Göze Etkisi

Türkiye ve Dünya’da son yıllarda çok daha yüksek oranlarda gözlemlenen diyabet, gözlerde tahmin edilenden çok daha büyük hasarlara yol açabiliyor.

Diyabet, kanda bulunan glikoz ve şeker oranlarının artmasıyla ortaya çıkan ve aldığımız besinlerin direk etki ettiği ciddi bir metabolik rahatsızlıktır. Retina damarlarının tıkanması sebebiyle göz rahatsızlıklarının oluşmasına yol açan bu hastalığa sahip kişilerin, düzenli göz muayenelerini aksatmadan gerçekleştirmeleri, görme yetisinin korunması açısından çok büyük önem taşıyor.

Gözlerde diyabet sebebiyle oluşan hastalıklar arasında en sık görüleni olan diyabetik retinopati, görme oranında yaratabileceği %90’a varan kayıplar sebebiyle dikkat edilmesi ve ihmale gelmeyen bir rahatsızlık. Şeker hastalığı retinadaki kılcal damarların yapısını bozmakta, sarı nokta bölgesinde sıvı ve yağlı maddelerin birikmesine ve beraberinde kılcal damarların tıkanarak beslenmeyen alanların ortaya çıkmasına neden olur. Retinada kendiliğinden kanayabilen yeni damarlar oluşur. Retinanın önünde ve içinde oluşan kanamalar gözün arka boşluğuna sızabilir. Retinada damarlı zarlar oluşur ve sonuçta ciddi görme kayıpları, ağrılı göz tansiyonu yükselmelerine neden olur.

Diyabet hastalarının, özellikle hastalığın beşinci yılından itibaren yılda en az bir kez göz muayenelerine gitmeleri ve göz diplerini kontrol ettirmeleri gerekli. Diyabetik retinopati teşhisi konulan hastalarda ise, 3-4 aylık süreçlerde düzenli muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetisinin kaybedilmemesi açısında olmazsa olmazlardan bir tanesidir.

Diyabete Karşı 9 Önlem :

  • Şekerli yiyeceklerden uzak durun.
  • Kola benzeri gazlı içecekleri hayatınızdan çıkarın
  • Çay ve kahve gibi içeceklere şeker yerine tatlandırıcı katın.
  • Her gün bir çay kaşığı tarçın yiyin.
  • Alkolü olabildiğince az tüketin.
  • Margarin ile pişirilen yemekleri tüketmeyin.
  • Daha fazla sebze ve salata tüketin.
  • Tansiyonunuzun 140/90 seviyesinin altında kaldığından emin olun.
  • Sigara içmeyin.

Göze İyi Gelen Besinler

Sağlıklı Gözler İçin Vitaminlerin Önemi !

Uzmanlar, vitamin ve minerallerin, yalnızca cilde ışıltı katmadığını, gözlerin de parlak ve sağlıklı görünmesine yardımcı olduğunu ve kartal gözü etkisi sağladığını söylemektedir.. A vitamini, gözün arka tabakası olan retinada bulunan ve “rodopsın” adlı ışığı tanıyan proteinlere bağlanarak, gece görüşü sağlar. A vitamini ya da retınol eksikliğinde, gece körlüğü adı verilen gece görememe sorunu oluşur. Eğer vücuda yeterli miktarda A vitamini alınmazsa; gece körlüğü, gözyaşının azalması ve kuru göz ile göz kornea tabakasında yara sorunları ortaya çıkabilir. A vitamini; karaciğer, yumurta, süt gibi hayvansal gıdalarda ve portakal, havuç, patates, ıspanak, karalahana, mango, kavun, gibi yeşil ve sarı renkli sebzeler ile meyvelerde bulunur. Yumurta ve süt ürünleri yemeyen kişilerde A vitamini eksikliği görülebilir. Vücudun dolaşım sisteminde bulunan ”alla tokoferol” vücut için zararlı olan zehirli maddelerin atılmama yardımcı olur. E vitamini de alfa tokoferol tıpı bir antıoksıdandır. Yanı vücutta çeşitli nedenlerle oluşan zararlı oksijen ürünlerini yok eder. Vücut için gerekli olan E vitamini, göz dibindeki retina adı verilen damarlı bölgenin dejenerasyonunda da faydalı olabilir. Zeytinyağı, ayçiçeği yağı, ayçiçeği, ceviz, badem, tereyağı, kırmızı et, ıspanak, brokolı gibi yeşil yapraklı sebzeler, kivi, mango ve muz E vitamini yönünden zengin besinlerdir. Magnezyumun, kan şekerini düzenleyici özelliği vardır. Magnezyum eksikliği olan şeker hastalarında retina bölgesinde önemli sorunlar oluşabilir. Magnezyum içeren besinler; ıspanak ve yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemişler, tam tahıl, su, yer fıstığı, kepekli ekmek, peynir, tavuk, biftek, patates, portakal, domates, soğan, incir, üzüm, hurma, çavdar, yoğurt, patates, havuç, kereviz, marul ve pırasadır.  B2 vitamini özellikle et, karaciğer, tavuk, yağsız süt, yoğurt, yumurta sansı, peynir, papatya, ısırgan otu, adaçayı, brokoli, ıspanak, yeşil yapraklı sebzeler, balık, baklagiller ve tahıllarda bulunur. Şeker hastalığı, gözün sinir ve damarlarda harabıyete yol açabilir. Bunun önlenmesi  için  yeterli miktarda C vitamini alınmasına önem verilmelidir. C vitamini, hücrelerdeki sorbıtol denen şekeri artırarak, yüksek kan şekerinin yan etkisini önleyici etkiye sahiptir. Görme yeteneğinin geliştirilmesi ve daha net görüş yakalanması açısından son derece önemli olan çinko, göz yaralarını önlemek için de gereklidir. Arpa, peynir, sığır eti, kepekli ekmek, tavuk, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, balık, patates, ceviz, badem, tam tahıl, kuru fasulye, lahana, ay çekirdeği, karaciğer, kuzu eti ve tahıllarda çinko bulunmaktadır. Kırmızı et ve tavuk eti gibi hayvansal gıdalarda bulunan çinko daha kolay emilir. Üzüm çekirdeğinin içeriğinde, çok kuvvetli bir antıoksıdan olan proantosiyanidin vardır. Bazen makula dejenerasyonu yanı halk arasında bilmen adıyla sarı nokta hastalığı ve şeker hastalığının, sınır ve göz hasarından korunmak için alınır. Kapsül veya tablet şeklinde bulunur. Bununla birlikte bilimsel çalışmalarda üzüm çekirdeğinin antıoksıdan etkisi olduğu saptanmıştır. Üzüm çekirdeği LDL kolesterol denen kötü kolesterolün oksidasyonunu önleyici özelliğe de sahiptir. Ispanak ve kabakta bulunan lutem, zeaxantm ve mesozeaxanthin göz dibindeki makula bölgesinde bulunan bir renk maddesi oluştururlar. Luteinin göz sağlığı üzerinde etkisi araştırılmış ve sonuçta antioksıdan etkili olduğu ve ışığın zararlı etkisini önlediği ortaya konulmuştur. Sarı nokta hastalığı bulunan kişilerde lutem ve zeaxantin düzeyi düşük bulunmuştur. Lutem’ ı gıdalarla fazla alanlarda, yaşa bağlı sarı nokta hastalığı veya katarakt daha az görülür. Lutem’rn gıdalarla alınması, kapsül şeklmde alınmasından daha yararlıdır.  Soğuk suda yetişen somon, omega 2 ve omega 3 yağ asıtleri  bakımından oldukça zengindir. Bunun yanında yine omega 3 içeriği yüksek olan; sardalya, ringa, deniz levreği ve hamsi gibi balıklar da haftada iki kez tüketilmelidir. Bu balıklarda aynı zamanda D vitamini, B vitaminleri, selenyum, potasyum ve protein bulunmaktadır. Konserve ton balıkları ise haftada bir defadan fazla tüketilmemelidir. Bal kabağı, içinde bulunan karoten, yüksek lif, C ve E vitamini, potasyum, magnezyum ve pantotenik asit vitamini yönünden çok faydalı bir meyvedir. Kalorisi de düşüktür. Karotenoıd miktan en yüksek olan besinlerden biridir. Bal kabağının çekirdeği veya kabak çekirdeği de sağlığa faydalıdır. Kabak çekirdeğinde E vitamini, potasyum, magnezyum, çinko, omega-3 ve omega-6 yağ asitleri vardır. Katarakt ve san nokta hastalığına karşı koruyucu özelliği bulunmaktadır.